• Yer işaretiniz yok.

Favori listen : 0 giriş

Oturum aç
Şuan Açık
  • Görüntülenen - 33

Nasıl Gidilir? (Yol tarifi için adrese tıklayınız.)

Açıklama

Gezilecek Yerler

(Önemli uyarı: Bu tarihi yerde henüz ziyaretçiler için tam güvenlik önlemleri alınmadığından ve bu alanda bulunan tarihi sarnıçların ağızları açık olduğundan çok dikkatli bir şekilde gezilmesi ve küçük yaş çocukların ailesi ile birlikte gezilirken kesinlikle yalnız bırakılmaması gereklidir.)

Yerleşimin adı kule yazıtlarına göre Lyrboton Kome‘dir. Perge’de bulunan bir yazıta göre Elaibaris (Yağ Çiftliği) olarak da bilinir. Elaibaris, yerleşimin çevresindeki tarim/zeytinlik alanlarını temsil eder. Lyrbos Köyü, komarkhes’in (Muhtar) yönettiği, Perge’ye bağlı büyük bir zeytinyağı üretim merkezidir.
Helenistik Dönem’de de burada yerleşim olması beklense de kalıntılar büyük çoğunlukla Roma ve Bizans Dönemi’nden kalmadır.
Yerleşimde itibar gören tanrı Apollon’dur. Burada ve Perge’de ele geçen yazıtlarda
«Köydeki Apollon’u» ve «Apollon Elaibaris» olarak anılır. Adına zeytin hasatı festivali düzenlenmiştir.
Varsak adı 15. yy başında yöreye gelen Üçok boyundan Tatar Serdarı Baçu Han’ın 6 oğlundan biri olan Varsak Bey’den gelir: O gün bu gündür adı “Varsak”dır. Türklerin gelişiyle birlikte düzlükteki Varsak oluşmaya başlamıştır.
Çok sayıda ve entegre işlikler yüksek bir yağ üretimi olduğunu göstermektedir. Bu üretimin ve yerleşimde yaşanmışlığın izleri 100’e yakın sarnıç, 80’in üzerinde mezar, çok sayıda konut, 1 hamam, 4 kilise, kule ve işlevi belirsiz başka yapılardır. Döşemealtı’ndan gelip Perge’ye giden Via Sebaste (imparator Yolu) da buradan geçer. Sahildeki büyük kentlerin, özellikle Perge’nin imarında da Lyrboton Kome’de kazanılan gelirin büyük payı vardır. Varsaklı Demetrios kardeşlerin Perge’ye diktikleri tak bunlardan biridir.

LYRBOTON KOME – ELİBARİS – VARSAK
Şimdiye dek yerleşimde bulunan yazıt sayısı 30’a yakındır. Yazıtların çoğu kuleden, diğerleri kilise ve mezarlardandır. Mezar yazıtlarının da en önemlisi Kille’nin kendisi ve oğulları için yaptırdığı aedicula mezardaki yazıttır. Bugün ayakta korunmuş olan diğer aedicula mezar ise yazıtına göre yaver olan yerli birine (Artemidoros oğlu cornucularius-yaver Dimenis) aittir.

 

İlk kez 1910’da H.A.Ormerod veE.S.G. Robinson yerleşimi rapor eder; daha içerikli epigrafik çalışmayı ise 1926’da J Keil yapar. 1988 ve 1996’da R.

Merkelbach ve S. Şahin yazıtlari değerlendirirler. İlk arkeolojik araştırmaları ise N. Çevik 1995’te yapar ve ardından bilimsel ve popüler yayinlarla yerleşimi
2015’de ise yerleşime ilk kez projeyle sahip çıkılır. Kepez Belediye Başkanı Av. Hakan Tütüncü’nün himayesinde yürütülen “Lyrboton Kome Arkeopark tanıtır ve koruma önerilerinde bulunur.
Projesi” nin ilk adımı olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Antalya Müzesi Yönetiminde kazı çalışmaları başlar. 2016’da başlayan kazı çalışmaları öncesinde çok Proje ile Lyrboton Kome’nin korunarak yeniden hayata dönmesi ve Antalya hayatına renk ve cazibe katması planlanmıştır. Bu proje, doğa, tarih, kültür sayıda işçiyle yerleşirride geniş çaplı bitki temizlik çalışmaları tamamlanır.
adına bu özgün yerleşim için bir tür reanimasyon projesidir. Antalya kenti hemen şehir içinde yepyeni ve olağan üstü farklı bir doğal ve arkeolojik park, yeni bir eğitsel ve kültürel cazibe alanı kazanacaktır. Bu proje öncelikle doğal ve tarihsel varlıklarımızın korunmasına ve elbette tarihin karanlık noktalarının aydınlanrnasına yöneliktir. Sürdürülebilir koruma için de koruma-kullanma dengesi hassasiyetle gözetilerek turizme açılacaktır. Kazılarla koşut sürdürülecek çalışmalarla, daha çok konservasyon, konsolidasyon ve çok az kısmi restorasyonla antik kalıntılara sürdürülebilir yaşama desteği verilecektir. Tepe üzerindeki kalıntılar, çevresindeki orman ve obruktaki Aziz Stephanos Kilisesrni de (Hac Merkezi) içine alan geniş bir varlık alanı hep birlikte proje
kapsamında değerlendirilmektedir. İlk aşamada ortaya çıkarılan merkezi kalıntılar arasından geçen ana yerleşim aksi üzerindeki gezi yolu düzenlemesiyle 1. Etabın ziyarete açılması ve ara vermeksizin çevredeki diğer kalıntıların da kazılarak bu ziyaret güzergâhına eklenmesi ve daha da önemlisi MS 2. yy Roma Dönemi günlük hayatı ve zeytinyağı üretiminin canlandırılacağı Arkeopark’ın ve müzenin hizmete girmesi planlanmıştır. Tüm işlemler, yerleşimin doğal ve
Proje tamamlandığında, Arkeopark canlandırma mekanları, konserve edilmdiş Arete Kulesi zeytinyağı işlikleri, konutlar, kiliseler, hamam, sarnıçlar, mezarlar ve daha önemlisi floral ve jeolojik zenginlikteki çevresiyle müthiş bir doğa ve tarih parkı halka ve turizme sunulmuş olacaktır. Bu zenginliğin,
Apollon – zeytin hasadı şenlikleri, doğa sporları ve kültür gösterileri gibi etkinlikleriyle canlı tutulup sürekli geliştirilmesi planlanmıştır.

Yorum Ekle